SELLÜLİT VE TEDAVİSİ
Uz. Ecz. Ayşe Çilek
İngilizce’de “cellulitis”, genellikle deri ve deri altı bölgesindeki bağ dokusunda bulunan inflamasyonu ve infeksiyonu ifade eder ve selülit kelimesi buradan gelmektedir. Ancak bugün tıp hekimleri inflamasyonlu bu durumu “dermo-panniculois” veya “adiposis edematosa” olarak ifade etmektedirler. Kozmetik anlamda bilinen selülit oluşumunda inflamasyon ve infeksiyon gelişmemektedir. Selülit, derinin hemen altında bulunan yağ dokusunun üzerinde biriken, derinin pürüzlü görünmesine neden olan fizyolojik bir durumdur. Ergenlik dönemiyle başlayan selülit, genellikle bacağın arka ve üst bölümünde görülmekle birlikte, diğer bölgelerde de görülebilmektedir.
Selülit, kadınlarda hormonal nedenlerden dolayı sıkça görülmekle birlikte erkeklerde, ne kadar şişman olurlarsa olsunlar pek görülmemektedir. Nedeni; organizmanın, hamilelik ve süt verme için kadın bünyesinde olması gereken maksimum enerji deposunu oluşturma isteğidir. Dünyada kadınların %90-98'inde selülit sorunu bulunmaktadır. Bu sadece hormonal sebeplerden değildir. Beslenme alışkanlıklarındaki bozukluklar, yeterli sıvı alınmaması, metabolizma ve dolaşım sisteminin aktivitesindeki azalma, sigara, alkol kullanımı, genetik yatkınlıklar da selülite sebep olabilmektedir. Ayrıca, fiziksel aktivitedeki azalma da selülit oluşumuna sebep olmaktadır. Fiziksel aktivite ve düzenli spor, örneğin yürüyüş, yüzme ve jimnastik vücuttaki kan dolaşımını artırmakta ve böylece selülit oluşumunu azaltmaktadır. Selülit sanıldığı gibi sadece şişmanlarda değil, çok zayıf insanlarda da görülebilmektedir. Ancak, kilo artışı ile selülit daha belirgin hale gelmektedir.
Kadınlarda ve erkeklerde selülit oluşumundaki farklılıkların nedenlerinden birisi de, deri altı dokusunun cinsiyete bağlı olarak farklılık göstermesidir. Erkeklerde deri altındaki bağ dokusu kadınlardan daha sağlamdır. Bu sebepten dolayı da kadınlarda selülit daha çok görülmektedir.
Selülit oluşumu hayat boyunca devam eder ve oluşumu birkaç basamakta gerçekleşmektedir. Başlangıç değişimler, derinin damarlanmasının bozulması ve kılcal damar bağlantıların kısmi kaybı ile oluşmaktadır. Bunun sonucunda deri altındaki dokularda fazla miktarda sıvı tutulmaya başlar. Kılcal damar bağlantılarının zarar görmesi sonucu deri altındaki damarlarda değişimler ve proteinlerin sentezinde azalma başlar. Sonuç olarak da dokularda hasar, yağ kümelenmesi ve selülit oluşur. Bu aşamada selülit gözle görülemez; ancak deri elle sıkıştırıldığında portakal kabuğu görüntüsü oluşturur. Selülitin gözle görülebilmesi için deri altında sert yağ topakçıklarının oluşması gerekmektedir.
Selülit tedavisinde kullanılan ürünlerin etkinliklerini kanıtlamak için birçok yöntem bulunmaktadır. Bunlardan en çok kullanılanları üst bacak ve/veya kalça çapının ölçülmesi, derinin sıkıştırılması testi yani “pinch test”’tir. Pinch testinde deri iki elin arasına alınır ve sıkıştırılır, selülit görüntüsünün oluşup oluşmadığına bakılır. Ayrıca bu test ile selülitin derecesini ölçmek de mümkündür.
Selülit Derecesinin Saptanması
0.Derece: Oturur durumda ve yatarken selülit görülmez. Pinch testi ile deride katlanma görülür ancak selülit görülmez.
1.Derece: Oturur durumda ve yatarken selülit görülmez. Pinch testi ile deride hafif çukurluklar görülür.
2.Derece: Yatarken selülit görülmez; ancak otururken deri portakal kabuğu görünümündedir.
3.Derece: Her durumda selülit belirgin şekilde görülür.
Selülit Tedavisinde Kullanılan Ürünler ve Yöntemler
Selülit tedavisinde kullanılan ürünler; bağ dokusunun sağlamlaştırılması, dolaşımın düzenlenmesi ve biriken yağların yıkılmasına yardımcı olan ürünlerdir.
Bitkisel Selülit Tedavisi
Selülit tedavisinde kullanılan bitkisel ürünler genellikle tek bir ürün değil de bitkisel ekstrelerin karışımı şeklinde olmaktadır. Kullanılan bitkisel ürünlerin bazıları selülit giderici etkilerinden dolayı patentlidir. Selülit tedavisinde; yonca, sarmaşık, arpa, ginko biloba, üzüm çekireği ekstraktı, balık yağı, soya lesitini gibi bitki ve doğal kaynaklı ürünler kullanılmaktadır. Her birinin farklı etkileri bulunmaktadır. Lenf damarlarındaki akımı artırarak kılcal damarlardaki kan dolaşımını sağlarlar, vücutta biriken fazla sıvının atılımına yardımcı olurlar, yağların parçalanmasına sebep olurlar ve birikmiş yağları azaltırlar. Selülit tedavisinde ağız yoluyla kullanılan bazı ürünlerde, yağların parçalanmasını artıran Fucus vesiculosus (kabarcıklı alg) isimli alg türü bulunmaktadır ve bu üründe yüksek miktarda iyot vardır. Bu sebeple, hamilelerde ve tiroit sorunu olan kişilerde kullanırken mutlaka doktora danışılması gerekmektedir. Ayrıca, yapılan çalışmalarda, piyasada bulunan ve selülit tedavisinde ağız yolu ile kullanılan bazı ürünlerin hiçbir etkisinin olmadığını, hatta bazı deneklerde kilo artışı olduğu belirtilmiştir.
Selülit Kremleri
Selülit kremleri, selülit tedavisinde en çok kullanılan ürünlerdir ve piyasada birçok çeşidi bulunmaktadır; ancak, selülit tedavisinde kullanılan bazı topikal ürünler ile alerji oluşabileceği belirtilmiştir.
Xanthine: Doğal olarak bulunan xanthinelerden olan kafein, aminofilin ve teofilin selülit tedavisinde oldukça sık kullanılmaktadır. Bu maddeler, yağların hidroliz olmasına ve parçalanmasına sebep olmaktadır. Ayrıca, teofilin içeren ve selülitli bölgeye temas eden giysilerin de selülit tedavisinde kullanılabileceği belirtilmektedir.
Retinoidler (vitamin A türevleri): FDA (Food and Drug Administration) onaylı kırışıklıkların tedavisinde kullanılan maddelerdir ve selülit tedavisinde de etkin olarak kullanılmaktadır. %0.01-0,1 oranında kullanıldıklarında ince çizgilerin görünümünde belirgin azalma sağlamaktadırlar. Selülitte derinin sağlamlığı ve elastikiyeti azalmış durumdadır. Retinoitler, derinin sıkılığını, kan dolaşım hızını artırmakta ve yağ hücrelerinin oluşumunu engellemektedirler. Böylece selülitin görünümünü ve oluşumunu azaltmaktadırlar.
Alfa Hidroksi Asitler (AHA): Laktik asit, glikolik asit gibi maddelerdir ve turunçgiller, domates, kayısı gibi bitkilerde ve ekşi sütte bulunurlar. Selülit tedavisinde kullanılabileceği belirtilmesine rağmen etkin tedavide kullanılabileceğine ait çalışmalar bulunmamaktadır.
Deride Isıtıcı Etki Oluşturan Maddeler ve Uygulamalar
Bu maddeler, kan akışını artırarak selülit tedavisinde kullanılmaktadır. Örneğin, Capsaicin (capsicum ekstresi) ve nikotinik asit türevlerinden oluşan formülasyon bu amaçla kullanılan patentli bir üründür.
Ultrason, radyo frekansı kaynağı, mikrodalga, elektromanyetik dalga yöntemleri de yağların sıcaklığındaki artışa bağlı olarak yağların yakılmasına sebep olurlar. Ultrasonik dalgalar, deri altındaki bağ dokusunu etkilemekte ve derinin cevabı olarak da dokunun sağlamlaşmasına sebep olmaktadırlar.
Masaj
Masaj, kan ve lenf damarlarındaki dolaşımı hızlandırır. Lenf dolaşımını hızlandıran özel masaj sayesinde birikmiş olan sıvının uzaklaştırılması sağlanmakta ve böylece selülitin tedavisine katkısı bulunmaktadır. Elle masaj yapmanın problemi, masajı yapan kişinin farklı teknikler kullanması ve uygulanan basıncın her zaman aynı olmamasından dolayı yöntemin standart olmamasıdır.
Endermologie ( LPG )
LPG systems'in ticari bir markasıdır. Selülit tedavisinde ve vücudun incelmesine katkıda bulunan uzun süreden beri etkin olarak kullanılan patentli ve FDA onaylı ilk üründür. Endermologie, Fransa’da 1980'lerde geliştirilmiş, uzun süredir yara izlerinde, derinin görünüşünü düzeltmede kullanılmaktadır. Bu alette 2 adet aktif silindir bulunmaktadır ve bu silindirler yardımıyla vakum işlemi yapılmaktadır.
Deri altında bulunan kan ve lenf akışını hızlandırarak, yağ tabakasının akışkanlığını azaltarak, biriken sıvıların ve metabolitlerin atılımını sağlayarak hücresel fonksiyonların düzelmesini sağlamaktadır. Tedavi 35 dakikalık süreler halinde uygulanmaktadır ve seans sayısı kişiye özgü olarak değişmektedir.
Liposuction
Liposuction, anestezi altında yapılan ve belirli bölgelerde biriken yağın vakum ile alınmasında kullanılan cerrahi bir yöntemdir. Liposuction ile EndermologieÒ birlikte uygulanırsa selülit görünümündeki azalma çok daha çarpıcı olabilmektedir.
Mezoterapi
Mikroiğneler yardımıyla uygulanacak olan ürünün deri altına verilmesidir. Bu yöntemle, uygulanan bölgedeki kan akışı hızlanır, yağların, fibrotik ve sertleşmiş bağ dokusunun uzaklaşması ve lenfatik akışın hızlanması sağlanır.
Sonuç olarak, selülit tedavisinde kullanılmak için birçok ürün ve yöntem bulunmaktadır. Ancak, bunların çoğunun etkinliği tam olarak kanıtlanamamıştır ve etkinliklerinin bilimsel olarak kanıtlanmaları gerekmediği için tüketici suistimaline açık ürünlerdir.